Geçmeyen Kulak Çınlaması

Geçmeyen Kulak Çınlaması, Kulak çınlaması hastalığı Tittunus olarak tıp kitaplarına girmiştir. Bu hastalık kulak içinde uğuldama, çınlama ve cızırtı şeklinde kendini gösterir. Kulakta oluşan seslerin ortak özelliği dış kaynaklı olmamasıdır. Bazen normal insanlar kulaklarında çınlama duyduklarında biri beni andı diye hissetse de bu durum geçicidir. Oysa tittunus hastalarında sesler çınlama değil, sürekli cızırtı ve uğultu şeklindedir. Sesler sadece kulağında rahatsızlık olan kişi tarafından duyulabilir. Geçmeyen kulak çınlaması hastada psikolojik davranış bozuklukları ve depresif hareketler yapmasına neden oluyor ise kesin tanı ve teşhis konularak belirlenen tedavi süreci uygulanır. Kulakta ki sesler daha çok uğultu ve cızırtı şeklinde ve tam da iç kulakta meydana gelir. Çınlama ise kulakta olduğu gibi genel olarak enseden beyine doğru görülebilir. Ense den yukarı doğru hissedilen çınlama yüksek tansiyon ile ilgili olabilir.

Geçmeyen kulak çınlaması genel olarak iç kulakta bulunan mercimek büyüklüğünde ki borozanı andıran yapısı ile salyangoz kemiğinden kaynaklanır. Fakat bunun yanında vücudun diğer kan vb. dengeleri ile de ilgili olabilir. Hastalık başladığında çok yabancı gelebilir fakat daha sonraları metabolizma alışarak sesleri ara sıra duymaktadır. Hasta kişi çınlama ile birlikte tam istirahat edememe ve konfor kaybı yaşamaktadır. Fakat yeterli bilinçlendirilme ve pozitif bilgilendirme ile hastanın psikolojik olarak rahatladığı görülmektedir.

Kulak çınlamasının nedenleri nelerdir?

İç kulakta sinir hücrelerinin zarar görmesi; Bu hücreler tüycükleri oluşturur. Ani ve güçlü patlamalar, uzun süre gürültülü ortamlarda bulunmak, gürültülü iş makinesi kullanmak gibi nedenler ile iç kulakta tüycükler ses dalgalarının şiddetine göre dalgalanırlar. Ses dalgaları beyine iletilecek elektrik sinyallerine dönüştürülür. Beyinde bunu anlamlı seslere dönüştürür. Tüycükler gürültü nedeni ile hasara uğramış ise; kulağa ses geldiğinde düzensiz elektrik sinyallerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu düzensizlik çınlama, vızlama veya uğuldama vb. geçmeyen kulak çınlaması şeklindedir. Genç yaşta oluşan kulak çınlamalarında işitme kaybı nadiren görülür.
Geçmeyen Kulak Çınlaması

Çınlama en çok silah kullanan kişilerde görülür.

Yaşlılığa bağlı geçmeyen kulak çınlaması ve işitme kaybı, yaratılan her şey eskidiği gibi insan da eskimektedir. Yaşlı insanlar da hücrelerin kendini yenileme özellikleri de doğal olarak daha azdır. İç kulakta bulunan işitme sinirlerinin kendini yenileyememesi nedeni ile düzensiz elektrik sinyalleri beyine gönderildiğinden uğuldama ve geçmeyen kulak çınlaması görülür. Yaşlı insanlarda çınlama ile birlikte kulağın diğer bölümleri de hassasiyetini kaybettiğinden işitme kaybı da görülür. Bu durum çoğunlukla bütün yaşlı insanlarda görülür.

Kulağın kirlenmesi, kulağın kirlenmesi ile birlikte kulakta uğuldama ve ses kaybı burundan nefes alırken zorlanma görülür. Kulak kirlenmesine neden olan salgılar kulak tarafından salgılanır. Bu salgılar hassas bir yapıya sahip olan kulağın için girmeye çalışan bakteri ve diğer mikropları tutarak içeri girmesini önler. Fakat bu salgıların aşırı birikmesi aşırı kirlenmeye yol açar. Tozlu ortamlar kulak kirlenmesi için en uygun ortamlardır. Bu durum beraberinde kulak mantarlarının oluşmasına neden olabilir. Ayrıca nemli iklimlerde bu kirlenme daha çok yaşanmaktadır. Kirlenme ile birlikte kulakta tahriş ve kaşıntı oluşmakta hasta tarafından kir temizlenmek istendiğinde kulak zarına zarar verilebilmektedir. Kulak zarında meydana gelen hasar, kulak çınlaması ve ses kaybına neden olmaktadır. Fakat kulağın hekim tarafından uygun metodlar ile temizlenmesi ile kulakta uğuldama ve diğer rahatsızlıklar ortadan kalkabilir.

Geçmeyen kulak çınlamasında tedavi

Kulak çınlamasında en etkili yöntem çınlamayı kabul etmektir. Fakat şansını denemek isteyenler aşağıda belirttiğimiz kürü uygulayabilirler. Beş altı beyaz lahana yaprağı kapaklı bir tencere içine atın, üzerine yarım litre su ekleyin ve tencerenin ağzını kapatın. 10 dakika pişirdikten sonra lahanaları süzün ve suyunu soğumaya bırakın. Bu suyu sabah akşam aç yada tok karna birer su bardağı için, su bittikten sonra tekrar uygulayın ve bu kürü beş gün devam edin, uygulamaların 15 gün sürmesi gerekir. Bu uygulamalar yılda 5 defa yapılması gerekir.

Yukarı